Enginar Çorbası / Balkondaki Kertenkele

Enginar çorbası, daha önce hiç duymadım, hiç araştırmadım, hiç yemedim. Mevsimi geçerken bu aldıklarım son enginarlardı. Satıcının, son enginarlar bunlar; fazla al dondurucuya at demesine aldırış etmedim. 4 büyük enginar için 10tl ödedim ve bundan sonra ne satacaksınız diye sordum, malum enginar zamanı geçiyor. Haftaya geldiğimizde sizden ne alacağız? Pazarcı; biz normalde kavun karpuzcuyuz, kavun karpuz öncesi enginar satıyoruz. Haftaya sizi burada mı görürüz? Yok biz bu pazara çıkmayız dedi, ben sormadan cümlenin devamını getirmiyor, o devamını getirmedikçe sohbet daha da çekici hale geliyor. Neden çıkmazsınız bu pazara? Karşıda kavun karpuz satan var, var ne olmuş? Ayıp olur… Hayırlı iş diledim ve yürüdüm. Herkes birbirinin yanına aynı işi açarken, bakkalın yanına marketler kurulurken, işleri iyi giden esnafın mal sahibi, çık ben de yapıcam senin yaptığın bu işi, anlaşılan çok para var bu işte zihniyetinin hakim olduğu günlerde, enginar satıcısı, kavun karpuz satacağı zaman komşusunun karşısında aynı işi yapmayı etik bulmayıp başka pazarda satış yapma kararı beni duygulandırdı doğrusu. Akşam pazarıydı, döndüm bir paket daha enginar aldım, maksat satış olsun, böyle esnafa para kazanmayacaksa kim kazanacak…

Hiç bir zaman yiyecekleri fazla almam, mevsiminde azar azar, dünyanın sonu gelecek gibi gıda depolamam. Bir kuş düşünün, her gün yiyeceğini bulup yaşamını sürdürüyor. Yumurtlayacağı zaman yuvasını kurup yavrularını hayata hazırlıyor, biraz kuş gibi hissetmeli. Kuş gibi hafif…

Bu arada balkonumda yaşayan bir kertenkele dostum oldu, bazı akşamlar gelmese de her akşam beni görmeye geliyor, küçük bir yuvası var ve genelde akşamları çıkıyor bu yuvasından, şimdi kontrol ettim yine gelmiş beni görmeye:) Ne yer ne içer bilmiyorum, yuvasında buzdolabı var mıdır acaba…

Komşusu karpuz satıyor diye başka yere tezgah açan esnaf, kuş gibi hafif ve kararında alışveriş yapan tüketici, bir gece selam vermek için gelen ve kaçar adımla yuvasınan sığınan kertenkele kardeş, iyi ki varsınız.

Enginar çorbası nereden çıktı? Son enginar diye aldığım sekiz koca enginarı bir defada yapmak için hepsini doğramak gerekiyordu. Hepsini bir arada haşlarsam malzemelerden ve gazdan tasarruf edecektim, hiç düşünmeden enginarları sekiz parçaya böldüm, tepeleme su doldurdum, bir büyük limon sıktım, bir büyük yazlık soğan (tatlı), 4-5 tane sarımsak, zerdeçal, karabiber, tuz ve bir küçük parça ilikli kemikle düşük ateşte haşladım, sonra düşündüm bu haşlama çorba oldu:) Yani çorba yapmak için başlamadığım yemek çorbaya dönüştü. İşte böyle.

İlikli kemik süper lezzet kattı, bu kadar güzel olacağını tahmin etmiyordum.

Nasıl oldu, yaptım oldu. Siz de yapın.

Dostlar, bir yazı daha yazmadan bayram gelebilir:) Şimdiden herkese iyi bayramlar dilerim. Kendinize iyi bakın. Bencil olun kendiniz için yemek yapın.

Reklamlar