Mart Kapıdan Baktırır Kazma Kürek Yaktırır!


Foto: Erkek Adam Yemek Yapar

Antalya’ya 29 yıl sonra tekrar kar yağdı. Antalya merkeze yağan kar, denizde buharlaşmaya ve sise neden oldu. Ve ben de bu fotoğrafı tarihe not düştüm. 2021 yılında çok büyük yangınlar yaşadı birçok ülke ve canım ülkem. Nem hiç yoktu ve kuvvetli poyraz vardı Antalya’da. Sıcaklığın toprak altından 1.5 ila 2 metre arasında ölçüldüğünde 45 dereceleri veriyordu, ilk defa geçtiğimiz yaz öğrendim sıcaklığın toprak altından ölçüldüğünü. Canlıların hissettiği herhalde 50-55 derece olsa gerek. Bütün yaz boyunca kuvvetli poyrazdı, ve yangınlar başladı, çok üzüldük, çok dayanıştık. Ormanlarımız ve doğadaki canlı dostlarımız zarar gördü, bir şey vardı elimizde dayanışma. Antalya’da dereler kuru, kar yağmadığı için kurak, yağmur yağmadığı için toprak kuru yani kurak biz yazdı. İlklim için bir planımız bir çalışmamız ve ileriye yönelik bir planımız var mı bilmiyorum, yangın için gerekli söndürme filomuzun genişletilmesi konusunda bir çaba var mı onuda bilmiyorum, bilmiyoruz, gündelik siyasette içeride oyalanıp gidiyoruz.

Sade bir vatandaş olarak kışın zor geçeceğini ön görmek çok zor olmadı, poyraz kışa sarkarsa çetin bir kış geçireceğimizi tahmin etmek hiçte zor değildi. Bu sene deniz sakin, hava sert ve sürekli ayaz geçiyor, ve 29 yıl sonra Antalya’nın deniz seviyesine kar düştü, gündüz merkezde 4 dereceleri görüyoruz. Evler hiç olmadığı kadar soğuk ve gerekli ısıtma sağlanamıyor. Klimaların dış üniteleri donduğu için ısıtma yapılamıyor, Antalya’nın kışı pek yoktur veya kısa olduğunu söyleyebiliriz. Doğalgaz yatırımının yeni yapıldığını düşünürsek genelde haneler klima, merkezi sistem (kömür) ile ısınıyor. Biz üstesinden geleriz, tarımda kullanılan ısıtma? Seraların ısıtılması? En önemlisi Türkiye’nin iaşesi Antalya üretim bakımından etkilenmesi konusudur. Bu sene sık sık zirai don uyarısı yapılıyor, sera üretimi bakımından ısıya yönelik bir olumsuzluk ve aksama olursa gıda üretiminde rekolte düşebilir. Üretim bakımından oluşan maliyet artışları, iklim koşulları ve tedarik lojistiği düşünüldüğünde ürün çeşitliliğinde azalma ve gıdaya ulaşma maliyetleri düşündürüyor. Bunları aşabilecek ya da doğanın şartlarına uygun başka yolları deneyerek aşabiliriz, yeter ki üzerine düşülsün ve halk olarak bu konuda bilgilendirelim.

Bizim dışımızda bir başka konuda İran’nın doğalgaz kesintisi, elektrik santrallerin doğalgaz ile çalışması, sanayide kısıtlı kullanım ne gibi sonuçlar doğuracak bilemiyoruz, ekonomik açıdan zarar oluşacağı ve firmaların destekleneceği konuşuluyor, burası benim anlamadığım bir konu. Beni düşündüren konu ise sanayi bölgelerinde gıda üreten firmaların zarar görmesi, kimlere kısıtlama var kimlere yok bilmiyorum, bir ayrım yapılmadan tüm sanayiciler kısıtlamaya tabi ise un fabrikaları aklıma geliyor, bildiğim bazı büyük firmalar var sanayi bölgesinde gıda üretimi yapıyorlar, umarım bunlar etkilenmiyordur.

2021 yılı “Yerli Malı Haftası” yine çoşkusuz ve üzerinde konuşulmadan geçti. Rus buğdayından ekmek, kanada mercimeği ile yemek, İran’ın gazıyla elektrik nereye kadar? Artık içe bakıp üretmenin ve kendi toprağımızın nimetlerine dönme zamanı gelmedi mi?

Doğayı izleyip ona uygun davranmamız lazım, şartla yolları kapatıyorsa havadan, hava kapanıyorsa denizden, deniz kapanıyorsa trenle ulaşmamız lazım. Gaz yoksa, güneş var, o da yoksa rüzgar var, o da yoksa dalgalar var, umut hep var, umudu isteyelim.

Sağlıkla kalın dostlar.