Kanada Ekmeği, Kanada’ya Göç!


Fotoğraf izinsiz kullanılamaz!

Kanada ekmeği nereden çıktı? Şuradan çıktı dostlar, yerli mercimek bulmak artık neredeyse imkansızlaştı. Eskiden yerli mercimek bulmakta bu kadar zorlanmıyordum. Şimdi yerli mercimek bulunca maden bulmuş gibi seviniyorum. Mercimeğin ne olduğunu dün öğrenen Kanada bize bizim mercimeği satıyor. Mercimeğimiz neden göç etti? Ahh “Mercimek teyze“.

Adrasan’a sürüyordum, yakıt ikmali ve dinlenmek için durdum, benzin istasyonunda mutlaka muhabbet olur, motosiklet kullanıcılarının karşılaştığı can alıcı sorular olur. Kaç yapıyor? Bu kaç para? Sonra abi sen ne iş “yapıyon” sorusu gelir. Eğer orada durmaya devam edersen benzin gibi daha yakıcı sorular gelebilir, bu yüzden beş dakikayı geçmesin:) Bu sefer muhabbet kasada duran arkadaş ile ilerledi, istasyonun önünde yol çalışması olduğundan yakıt almak için kimsenin pek durmadığı bir dönemi yaşıyordu çalışanlar ve işletme. Kumluca tarımını sordum, bildiğince anlattı ve çok bilgilendim doğrusu. Sonra muhabbet Ayşe Baysal’a geldi. TV’de izlermiş. Öyle güzel anlattı ki Ayse Baysal’ı not aldım. Ben tanımıyordum doğrusu. (beynimizi Canan Karatay ile yaktılar). Bir saate yakın konuştuk. Ülkesini seven ve ülkesinin ürettikleriyle zenginleşmenin olacağını ve de güvenli gıdayı üretmemizin ne kadar önemli olduğunu anlatan bir kasiyerdi, bana Ayşe Baysal’ı araştırmamı önerdi. Araştırdım ve hayatını okudum çok etkilendim doğrusu… En kısa zamanda “Beslenme” isimli kitabını alacağım.

Efendim, yaptığım Kanada ekmeği değil, Kanada ekmeği diye bir şey var mıdır onu da bilmiyorum. Mercimeğin ülkemizden gidip gurbet ellerde yeşerip ülkemize geri gelmesine dikkat buyurmak için bu başlığı kullandım.

Ben kırmızı mercimekten bir şeyler denedim ve bunun kendimce ekmek olduğuna karar verdim.

Kahve öğütücüsünde kırmızı mercimeği çekiyoruz, çekerken içine keten tohumu, çiya tohumu ve susam ekliyoruz. yağlı tohumlarla beraber mercimek un oluyor. Sonra yeni bahar, karabiber, kırmızı pul biber, kimyon, tuz ekliyoruz, kuru bir şekilde karıştırıyoruz. Un hazır, bir yemek kaşığı zeytinyağ ve kıvam bozmayacak oranda da su ilave ediyoruz. Elle bir dakika mıncıklıyoruz. Gluten olmadığı için şişmesi ve dinlenmesi gerekmiyor. Top halinde elde hazırlayıp tepeden bastırıyoruz, 180 derece fırında 15 dakika pişiyor. Üzerine zeytin ezmesi, bizim yaptığımız enginar ezmesi ve kişnişli avokado ezmesi sürerek afiyetle yedik bu pazar. Belki bir sonraki pazar sen de değişik bir şey yapmak istersin.

Kanada sözüm sana, bizden aldığın bilgiyle ve tohumla bize mercimek satma, akıllı ol!

Sağlıkla kalın dostlar.