Su (Abı-ı Hayat)


Bir yemek yap ama su kullanma! Yapabilir misiniz?

Su, canlıların en değerli yaşam kaynağı ama verdiğimiz değer tartışılacak düzeyde. Tüm canlılar suya ihtiyaç duyuyor, insanın dışında temiz suya (şimdilik) başka kimse erişemiyor dersek yeridir. İçme suyu dışında sebzelerden ve meyvelerden aldığımız öz suyun da temiz olması lazım. Yani içme suyu olarak doğadan alıp insan sağlığına uygun hale getirilen su kadar temiz olması lazım yeraltındaki su kaynaklarının. Hep düşünmüşümdür, evlerin atık suları ayrışıp işlenip tekrar kullanılıyor mu diye. Bir belgeselde, çok katlı plazanın altyapı hazırlığı anlatılırken önemli bir detay aktarılıyordu, bina planlanırken zemine bir arıtma tesisi kurulmuş. Sular binanın altında toplanıyor ve işleniyor, çok saf olan bu suya, insan için gerekli mineraller eklenerek tekrar kullanıma uygun hale getiriliyor. Uzaya giden astronotların içtiği suyu, kendi atığını dönüştürüp içtiği su gibi, aynı yöntem kullanılmış.

Beslenmek, temizlenmek ve yaşamak için bedenimizin suya temas etmediği bir gün bile yok iken su üzerine bir gün bile düşünmeden geçirmememiz gerekmez mi? Petrolsüz yaşabiliriz, ya su olmadan?

Su bir nimettir, iyi bir yemek yaparken bile iyi suyun kalitesi önemlidir, suyun içindeki oksijeni yok ederseniz çayın bile tadı iyi olmaz. Su bir ikramdır ayrıca, bir misafir için, eve çalışmaya gelen bir ustaya, kapıya gelen kargo görevlisine ikram ettiğiniz su için dua bile alırsınız çoğu zaman. “Su gibi ömrün olsun” ” su gibi aziz ol” “su içerken yılan bile dokunmaz” “ölmüşlerinin ruhuna” gibi bir çok suya dair minnet ve tenkit sözü vardır.

Yaz tatillerinde su satardım, “buz gibi soğuk sudan içen var mı” geceden donmuş buz kütlesi içinde suyu pazarda hemencecik satarsın, bardak yıkmak hak getire, herkes aynı bardaktan içerdi ve çeşme suyuydu satılan. O zaman içme suyuna güvenen hane sayısı oldukça fazlaydı, yine cam şişelerde su satılırdı ama günümüzde olduğu kadar yaygın değildi. Sudan para kazanmışlığımız var yani…

Su kayıtlara geçsin istedim, su deyip geçme, su önemli.

Önerileri:

Kaynamış suyu tekrar kaynatma.

Tencere yemeklerini gününde bitir, tekrar ısıtmak yemeğin kalitesini düşürür. Yemediğinde yemeği dökmen su israfına neden olur, yiyeceğin kadar pişir.

Çay demlerken içeceğin kadar çayı ve suyu ayarla, demleme ve kaynama derecesi ve de süresiyle ilgili yazacağım. Önceden şunu söyleyebilirim, iyi çay yapılacaksa, doğru su miktarı, demleme yöntemi ve kaynama derece/süre dikkate alınmalıdır.

Bir bardak süt için 200 litre su harcanıyor, süt içme, hem süt öyle sandığın gibi yararlı değil hatta zararlı bile.

Bir kilo et için 13.000 litre su gidiyor, Prof. Dr. Özgür Demirtaş, bu ayrıntıyı öğrenince et tüketimini sınırlamış. Et yemezsen daha iyi, yemeden duramıyorsan azalt.

Bir dilim buğday ekmeği için 30 litre su harcanıyor. Ekmeği azalt.

Bir patates için 25 litre su harcanıyor, çokta yaralı değil, bırak gitsin patatesi.

Bir kolsuz kıyafet 2700 litre suya mal oluyor, gerekmedikçe yenisini alma, alıyorsan da eskisini dönüştür.

Bir kot pantolon için 12.000 litre su harcanıyor, gerekmedikçe yenisini alma.

Su gibi ömrünüz olsun dostlar.