Büyük Taarruz’un 97. yıl dönümü


Öncelikle Atatürk’ün en sevdiği yemekle başlamak isterim. Yapı Kredi Kültür Yayınları, Hasan Rıza Soyak’ın “Atatürk’ten Hatıralar” isimli kitabını yayımlamış, beğenerek aldım ve Atatürk’ü birinci dereceden tanıyan kişiden dinlemek çok hoşuma gitti. Kitap Atatürk’ün en sevdiği yemeğe kadar bir çok detay içeriyor. Sevdiği yemeğin linkini (Atatürk’ün En Sevdiği Yemek) şuraya bırakıyorum ve 30 Ağustos öncesine sonrasına kısaca bakıyoruz.

Büyük taarruz (26 Ağustos 1922) Sakarya’da muharip (savaş) gücünün yarısını kaybeden Yunan ordusu demiryolunu ve köyleri tahrip ederek Afyon, Kütahya, Eskişehir hattına geri döner. Sakarya Zaferi üzerine Fransızlarla yapılan anlaşmalarda Hatay dışında güney sınırımız, Kars anlaşması ile de doğu sınırımız kesinleşir.Dört yandan kuşatılmış, yoksul, silahları elinden alınmış, ordusu dağıtılmış bir millet, kuzey, doğu ve güneyindeki bütün cepheleri tasfiye etmiş, hemen hemen hiçten yola çıkarak bu noktaya gelmiştir. Karşısında yalnız İngilizlerin desteklediği Yunan ordusu kalmıştır. Şimdi Türk’ün zamanıdır.

Kadınlarımızın rolü: Silah yapımında geceli gündüzlü çalıştılar. Cepheye sırtlarında mermi taşıdılar. Gerektiğinde sila kullandılar.

Ordu kesin zafer için Yunanlıları ve İngilizleri uyandırmadan, büyük bir gizlilik içinde taarruz hazırlıklarına başlar. Pek çok güçlük aşılarak insan, silah, uçak ve araç bakımından takviye edilir.Türk taarruz planı çok kısaca şöyle özetlenebilir: Çok iyi tahkim edilmiş Afyon cephesini yararak sayıca ve silahça daha üstün olan Yunan ordusunun İzmir’le bağlantısını kesmek ve sarıp yok etmek. Kuzeydeki büyük birlikler düşmana sezdirilmeden, sessizce Afyon karşısında toplanır. 24 Ağustos günü İstanbul ve dünya ile haberleşme kesilir ve sınırlar kapatılır. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, taarruzu, yarma bölgesini bütünüyle gören Kocatepe’den yönetecektir.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa Büyük Taarruz’u Afyon Kocatepe’den yönetiyor (26 Ağustos 1922)

26 Ağustos 1922 günü sabah 5.30’da Kocatepe’de tüm topların gürlemesiyle Türk büyük taarruz başlar. Gece Ahır Dağı’nı olan Türk süvari kolordusu da Yunan cephesinin gerisine geçmiştir. Demir yolu ve telgraf bağlatılarını keser, çala kılıç Yunan birliklerinin arasına dalar. Ordu fırtına gibi esmektedir. Yunanların onca emek ve umutla tahkim ettikleri tepeler ard arda düşmeye başlar. Başkomutan ateş hattına kadar gelmiş gerekli bilgileri ve emirleri vermiştir. Birinci ve ikinci Yunan Kolordusu’nun komutan ve karargahları, bağlı birlikleri, beş tümen ve yüzlerce top ateşten çemberin içinde kalır. Yunan başkomutanı ile bir kolordu ve üç tümen komutanı teslim olur.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa 1 Eylül 1922 günü ordulara bir emir yayımlar. Emir şu cümleyle bitmektedir. “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” Ordu kanatlanmış gibi Akdeniz’e akmaya başlar. Piyade süvarileri ile, kağnılar kamyonla yarışmaktadır. Vatan uğrunda kan ve can veren çocuklarına geri dönmektedir.

Türk süvarileri 9 Eylül 1922 günü üç yıldır bayrağına hasret halkın sevinç çığlıkları ve gözyaşlarıyla İzmir’e girer. Acı günler sona ermiş vatan alınmıştır.

11 Ekim’de Mudanya Mütarekesi, Ateşkes Anlaşması imzalanır. Kral Konstantin tahtı terk eder, İngiltere Başbakanı Lloyd George iktidardan ayrılır. İstanbul’daki işbirlikçiler yurtdışına kaçar. Doğu Trakya Türk yetkililere teslim edilir. Türkiye barış görüşmeleri için Lozan’ davet edilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi 1 Kasım 1922 günü beklenen kararını verir, saltanı kaldırır, çağ dışı köhne rejim sona erer.

30 Ağustos Zafer Bayramı’mız Kutlu Olsun, başta Atatürk, Silah Arkadaşları, Türk Milletinin Çalışkan Kadınları, Çarpışan Erkekleri ve mücadeleye omuz verene minnet duyuyorum. İyi Bayramlar.

Kaynak: ATATÜRK VE KURTULUŞ SAVAŞI MÜZESİ, ANITKABİR KOMUTANLIĞI.