Gizli Vegan 007


Gizli vegan mısınız? Yoksa direk vegan mısınız? Aklınızdan vegan olmak geçiyor mu? Hayvanlara mı üzülüyorsunuz yoksa gıda kalitesi konusundan korkularınız mı var? Hepsi mi?Belki de hiçbiri. Ama bir gün vegan olmaya mecbur kalabiliriz. Üretim maliyetleri, çevreye verilen zarar, yeşil alanların konut alalınana dönüşmesi gibi nedenlerden dolayı gıda endüstrisi de çıkmaza girecek. Uzun zamandır eve et alınmıyor, iki ay boyunca da süt ve süt ürünleri almadım. Yumurta, peynir ve tereyağ ilk defa iki ay boyunca yenmeyecekti. 2019 yılının Ocak ve Şubat aylarında yemediğim et ürüne ek olarak hayatımın her anında hatta her sabahında eksik etmediğim yumurta nasıl olurda alınmaz ve buzdolabının yumurta gözleri boş kalır! İşimi kolaylaştıran bir detayı paylaşmalıyım, uzun süredir kullandığım bir yumurta markası vardı, hayvan refahına önem veren, yerli ve organik yem için Türk çiftçilerle çalışan, tavukları serbest dolaşan, folluklardan elle toplayan yumurtalardı, ve bu markanın sahipleriyle tanışma fırsatı bulmuştum. Birden bu marka raflardan kalkmaya ardından bu markanın tavukları marketlerde satılmaya başlandı, anlaşılan yumurta sektörü zorda ve çoğu yumurta üreticisi bu marka da üretimden çekiliyordu. Umarım ticari olarak zorda değillerdir, çok yumurtasını yedik. Yumurta almamak için ikinci bir sebep daha oldu mu…

Zaten arka arkaya gelen zamlarla peynir yemek (Gerçek doğru peynir) lüks olmuş, sevdiğim yumurtaya ulaşamıyorum… Almamak çok kolay ve ekonomik oldu. Sabahları beslenme şeklimizi değiştirdik, badem sütlü yulaf ve içine mevsim mevyelerini doğrayarak başladık. Her gün yulaf mı? Evet her gün yulaf, her gün yumurta ve peynir yeniyor da yulaf neden yenmesin. Sonra ikinci bir seçenek ekmeye başlamak oldu, evde kendi yaptığımız ekmeğe ve yine kendi yaptığımız zeytin ezmesini sürerek sabah beslenmemiz sürdürdük. Ek olarak sadece sebze suyu içerekte beslendiğimiz oldu. Kereviz sapı suyu ve greyfurtlu yulaf beni nasıl hissettirdi? Sonuç ne oldu? Ekonominin yanında kendimde bir değişiklik hissettim mi?

Öncelikle şunu söyleyim, beslenme şeklimin bana göre verdiği sonuçu paylaşıyorum, hiç bir ilaç kullanmıyorum, yazılarım bir önerme içermiyor sadece ilham vermesi yeterlidir. Herhangi bir bilimsel ya da şarlantanlık (ekonomik gelir elde eden) içermez:)

2 ay içinde 6 kilo verdim, greyfurt ve kereviz sapı suyu (tarifleri yukarıda altı çizili yerde linkli) buna katkısı olmuş olabilir, daha az tuzlu yediğim için su tutulumu olmamış olabilir ki benim tahminin öyle. Kilo bir yana en çok ne iyi geldi biliyor musunuz? Sanki bir iltihaplanma vardı o geçti, ilk uyanınca ayaklar haraket etmiyor ve çok uyumuş gibi vücut ağrıları olur ya bunlar ortadan kalktı.

Şimdilerde değişim görüyorum, insanlar eskisi gibi değişmekten korkmuyorlar, değişmek derken sağlığına önem veren, çevresine iyi örnek olmak isteyenlerin sayısı artıyor gibi hissediyorum. Umarım yanılmam. Ben şimdiki küçüklerimden razıyım, büyüklerim arasında iyi örnek sayısı çok az, umarım ben iyi örnek olmak çalışmaya devam ederim, ilham vermek güzel, alan varsa ne mutlu bana.

İlaç dolabıyla değil buzdolabıyla övünen dostlarınız olsun. Çantayla ilaç taşıyan tanıdıklarım var ve ilaçların onları iyileştirdiği yalanıyla her gün kendilerini kandırıyorlar, kendilerini kandırdıklarını bildikleri halde buna devam ediyorlar. Unutmayın kendini sevmeyen kimseyi (gerçekten) sevmez. Kendini seven dostlarınızın kıymetini bilin, çünkü sizi seviyorlardır. Sizleri seviyorum sayın okuyucular, takip edenler, email aboneleri ve tüm mutfak sevgiler.

2 Comments

  1. hazalcagla dedi ki:

    Merhaba, yazıyı bir türlü hesabıma giriş yapıp beğenemedim. Yorum yazmak istedim. Çok güzel ve samimi bir yazı olmuş. Yumurtayı dolabımdan çıkarsam aynı şoku ben de yaşarım sanırım 🙂 umarım bu yazı dizisinin devamı gelir. İyi günler

    Beğen

Yorumlar kapatıldı.