Kulağıma Uğur Böceği Kaçtı!

Kulağıma uğur böceği kaçtı! Ani bir hareketle elimi kulağıma götürdüm ve daha da derine gitmesine sebep oldum. En yakın markete girip kasiyere; kulağıma böcek kaçtı bakar mısınız dediğimde yüzündeki ifadeden yardımcı olamayacağını anlayıp yola koyuldum, yapmam gereken iki şey vardı, bir sakin olmak iki eczaneye gidip yardım almak, sakinleştim ve eczaneye vardım. Kalfaya durumu açıkladığımda daha bakmadan hasteneye gitmemi söyledi, görebiliyor musunuz bir bakar mısınız dedim ve yanıt hemen geldi, uğur böceği var dedi, daha da sakinleştim, uğurlu kişiydim ben 🙂 Çok yakında bir devlet hastanesi vardı, taksiye bindim ve kısa mesafe kusura bakma ama acile gitmem gerekiyor dedikten sonra ben, ne önemi var mesafelerin, geçmiş olsun dediğinde acilin kapısına gelmiştik. Danışmaya bilinçli bir hasta gibi “kulağımda uğur böceği var” dedim. Yanındakine dönüp kulağında uğur böceği varmış dedi, uzman danışman genel cerrahi halleder deyip bir form verip yeri tarif ettiler. Acil genel cerrahi bölümüne geldiğimde merhaba deyip “kulağımda uğur böceği var” diyerek şikayetimi aktardım. Erkek hemşire ışıklı bir görüntülemeyle baktı ve evet şanlısınız dedi, ileri gitmiş ama alabiliriz dedi. Mümkünse o da yaşasın, benim kadar onun da yaşamaya hakkı var dediğimde ortam daha rahatladı, tüm servis kulağımın üstündeydi. Kulağımın hemen dibinde tartışma başladı, ölmüş mü? Canlı olsa ışığa gelir! Bilmem kimin hanımı ölmüş… Dedikodu bile yaptılar:) Kaç kişilerdi göremedim, biri kulağımı kıkardak tarafından çekiyor diğeri pensle böceği tutmaya çalışıyor, kaygan kanatları tutamıyorlardı ve tek parça çıkarmaya çalıştıkları uğur böceği gün ışığına bir daha çıkmak istemiyorcasına tutunuyordu, kulağımdan çıkmasını istiyordum ama bir bakıma da onu korumak istiyordum, kulağımda yaşayamazdı bunu biliyordum. Umarım kulağımdan çıktığında yaşıyor olur ve uçup gider diye düşlüyordum. Uğur böceği olması beni çok rahatlatmıştı, bir başka tür böcek olsaydı bu denli bağ kurmazdım ve hemen kurtulmaya bakardım. Bir böcek düşünün ki adına şiirler şarkılar yazılsın, tokası terliği yapılsın, uğurlu olduğuna inanılsın… Nasıl kıyarsınız. Kulağımdaki böceği unuttum, pensle çalışan hemşireye yardımcı olan diğer hemşirenin kulağımı çekişinden duyduğum acı ön plana geçti, kıkırdağımı kıracak bu adam dediğim anda bıraktı ve hemşireler pes etti. Bu arada süre uzayınca doktor geldi, böceği aletle tutamıyorlardı, olmadı, kalkabilirsiniz dediler, ilk deneme başarısız oldu. Kendi aralarında konuştular ve ikinci yönteme geçmeye karar verdiler. Büyükçe bir şırıngaya ilaçlı su yapıp kulağımın içine bastılar, ikinci seferde böcek gelmişti, ve ikimiz de rahatladık. Gözle bakıldığında küçük kulak için büyük bir parça. Doktor uğur böceğini ister misin dediğinde tabi diyerek aldım, bir peçete içine koydum ve eve getirdim, ölmüş olduğunu düşünmüştüm, peçeteyi açınca hareket ettiğini gördüm. Pencerenin kenarına koydum kendine gelip uçmasını temenni ediyorum. Uç uç böceğim.

NOT: Şehrin içinde olan hastanenin kıymetini çok iyi anladım. Sen rahat olursan herkes rahat oluyor.

2 Comments

  1. NİLGÜN AVAN dedi ki:

    Uçtu mu

    Beğen

Yorumlar kapatıldı.