İnek Gibi Bakma!

Hayvanlar üzerinden kurduğumuz cümleleri düşündüm de;

“ayı gibi yeme”

Keşke ayı gibi yese(k)m, ayının yediği somonu yediğinizi düşünüyor musunuz? Norveçli bir aşçıya soruyorlar, yediğimiz somonlar Norveç’ten mi geliyor? Şaka mı yapıyorusunuz diyor ve ekliyor aşçı, Norveç’in dünyaya somon yetiştirebileceğini mi düşünüyorsunuz diyor ve çiftlik somonları yediğinizden emin olabilirsiniz diyor. Yani kültür veya yetiştirme denilen balıkları biliriz ya işte yediğimiz somonlar da böyle, meraklıları “somon çiftlikleri” diye arama yaparlarsa gerekli bilgiyi edinebilirler. Keşke ayı gibi yesek…

“hayvan gibi adam”

Aslanım dendiğinde mutlu olup, eşek denildiğinde kızıyoruz, nasıl bir hayvan? Hayvana dönüşeceğiz ve 10 saniyenimiz var, olmak istediniz hayvan ne olurdu? Kimse kendinden başkası olmak istemez, hele hele hayvanlara ettiklerimizi düşündüğümüzde içimizde bir korku oluştu mu? Eşek dünyanın en güzel hayvanı değil mi? Eşek görmüşüzdür, sevmişizdir, binmişizdir. Ormanlar kralını nerede gördük? Hayvan hapisanesinde, özgür olan eşek değil de mahkum aslan olunca mı hoşumuza gidiyor bilmiyorum ama sanıyorum güç meselesi. Aslan avlanmıyor bile:) Yan gelip yatıyor, kral ya yemek önüne geliyor daha ne olsun:) Sonuç: İnsan ve adam olduk, hayvanları güçlerine göre övmek ve yermek için kullanır olduk.

“hayvan oğlu hayvan”

Hangi hayvanın oğlu olurduk?

“inek gibi bakma”

Bugün çektiğim bu fotoğrafı çekerken korktum! İnek otluyordu, fotoğrafını çekmek için durdum ve döndü bana baktı, gözlerimiz birbirine bakıyordu, aklıma Black Mirror dizisi geldi. İnsanlar beslensin diye değil tüketsin diye yetiştirilen bu metan deposu canlılar seri şekilde üretiliyor ve soframıza geliyor, ihtiyaç değil de daha çok bir pazar malı olarak yatırım yapıldığını düşünürsek ve küresel ısınmaya olumsuz şekilde etkilediğini de düşünürsek (seri üretim, etini sınırsızca yemek için üretilen ve tüketenler için) çevreye de ayrıca dolaylı yoldan zarar vermiş oluyoruz, bu konuda herkes sorumlu. “Neyse inek gibi bakma” bakış açısı, inek gibi bakabilir miyiz? Sanıyorum bunun cevabı “Hayvan Çiftliği” kitabında olabilir, okumanız tavsiyesiyle. Yazar George Orwell.

60 yaşında olsak ve 20 yılını uykuda geçirdiğimizi düşünsek, 40 yıl kalıyor geriye, bu kırk yıl içine çocukluk, gençlik, eğitim, iş ve kariyer mesaisini düşünsek geriye ne kaldı? Hayat kısa dostlar, birşey anlatmaya çalışmıyorum, bir mesaj vermekte değil amacım, sohbet ve muhabbet olsun diye.

Kendime not: Et yemeyi önce gramaj bazında not al, yılda kaç kg yediğine bak, mümkünse et yemeği bırak.

Saygılar.