Siyez Bulguru, Kinoa ve Karabuğdayı Döver Mi?

Gün geçmiyor ki sağlık üzerine bir program yapılmasın, bir makale çevrilmesin, bir ürün pazarlanmasın… Diyet lobisi veya sağlıklı beslenme gibi zayıflama üzerine büyük bir sektör oluştu, insanların kanını alıp nasıl besleneceğinden tut, ne yemesi, ne yememesi gerektiğini söyleyen bir sürü analizciler görüyoruz. Para karşılığı hizmet, net olarak şunu görüyorum, zayıflama üzerine karlılık içinde olan lobi, danışanların zayıflamasını istemiyor gibi, tıpkı ilaç tartışması gibi, ilaçlar bizi iyileştiriyor mu yoksa daha fazla hasta mı ediyor… Benim haddim değil, uzmanlık alanım olmadığı için de pek girmiyorum ilaç konusuna ama bana ilaç yazacak adamın/kadının farmakolojiye, hastalığa değil hastaya hakim olmasını beklerim, bu davranış ayrıca yıllarını bilime vermiş doktorları da iyi hissettiren bir şey. Doktorunuza danışmaktan korkmayın, ilaç yazmazsa ona kızmayın, hasta olarak gidip ilaç yerine şikayetinizin neden kaynaklandığını anlatabiliyorsa halinize şükredin. Ben bu konuda iyi insanlara denk geliyorum ve bakış açısının değiştiğini görüyorum, bu daha çok bir ya da iki hastanesi olan ciddi kurumlardan oluşuyor, bayilik sistemi gibi yayılmış hastaneler zincirinden söz etmiyorum…

Böyle bir yazıya neden başladım bilmiyorum, size ne ifade ediyor onu da bilmiyorum ama içimden çıkıverdi ve yazdım. Sanıyorum bugün okuduğum bir yazıyla ilgili depreşti duygularım… Neyse biz geçelim Ariflere İlham köşemize. Tarif haddimize değil.

Siyez bulguru, soğan, domates, iki orta boy patlıcan, pancar biber ve baharatları (zerdeçal, karabiber, kırmızı pul biber, tuz, kimyon) hep beraber bir tencereye koyup 1 ölçek siyez bulguruna 2 ölçek sıcak su ile kısık ateşte başlıyoruz, bu kadar. Bitince üzerine “Gerçek Ezine Peyniri” koyuyoruz, sahtelerinden sakının:)

Siyez bulguru hepsini döver…

Sağlıkla kalın dostlar.

Reklamlar