Hastalık Yönünden Ari İşletme Nedir? Çiğ #Süt Satışı Başladı Mı?

Çiğ sütü satışı başladı diye seviniyoruz, sevinmekte haklıyız, üzüldüğümüz, ABD ve AB halkı çiğ süte erişirken biz yıllarca mahrum kaldık, yerine UHT denilen 130 derecelere kadar ısıtılıp içindeki tüm faydalı faydasız bakterileri öldüren sistem ile üretici açısından sadece raf ömrü uzun olsun diye kullanmak zorunda kaldık. Kimimiz çiftliklerden, kimimiz sokak sütçüsünden aldık, ama içimizde hep bir kuşku vardı, hayvan sağlıklı mı, nasıl beslenir, hayvan refahı koşulları uygun mu gibi sorular hep kafamızı kurcaladı, kurcaladı ama tükettik. Artık kafamız rahat olacak gibi. Sokak sütçüleri de koopertatifleşerek hayatlarını devam ettirebilirler, Ari işletme olma şartlar ücretsiz ve kolay gözüküyor.

Çiğ süt konusu şöyle olacak gözüküyor: Çiğ süt matikler kurulacak, tek kullanımlık şişeler olacak veya şişemizle gidip çiğ sütümüzü alıp hemen eve geleceğiz, yoksa bozulur aman… Çiğ sütü sağlayan firmalar “Ari” işletme yetkisine sahip firmalar tarafında sağlanacak, nedir bu “Hastalık Yönünden Ari İşletmesi”:

“Karantina ünitesine sahip, hayvanları kayıt altına alınmış, asgari teknik ve hijyenik şartlara tüm hayvanları şap, tüberküloz ve bruselloz ile mücadele yönetmelikleri gereğince laboratuvar kontrolleri sonucu bu hastalıkları taşımadıkları belirlenen hayvancılık işletmelerine hastalıklardan ari işletme denilmektedir.”

Markette satılan adı yoğurt ve süt olan (çoğu marka) ne varsa faydası olmadığı gibi, hastalık riski taşımadığı da demek mümkün bence. Ama aldığımıza yoğurt ve süt demekte pek mümkün değil. Öyle işlemden geçiyor ki içinde ne mikrop kalır ne de bakteri, içlerinde yine en iyisi pastörize günlük şişe sütler diyebiliriz. Günlük pastörize şişe süt alacaksam da hep SEK süt markası tercih ediyorum çünkü depozitosu var, şişesi geri toplayan tek marka. Helal sana SEK süt. Bu endüstri içinde benim bildiğim ve güvenle tükettiğim, hala da tüketicisi olduğum bir marka daha var elbet, dışarıdan yoğurt, süt ve peynir gibi ürün alacaksam birinci tercihim Elta Ada Organik Gökçeada, markası oluyor. Tüm ürünlerini beğenerek kullanırım, tavsiye de ederim. Sitesine girip inceleyebilirisiniz.

Daha çok yolumuz var, evde sütlü tatlımızı, yoğurdumuzu yaptık, Ari işletmelerden aldığımız süte güvendik ve rahatça tüketiyoruz, ileride ihracat kalemi olarakta düşündüğümüzde ülkeye katkısı bakımından da olumlu olduğunu düşündük. Kooperatifleşme AB ülkelerindeki seviyeye ulaştı, üretici yani çiftçi zenginleşti, tekelleşme yenik düştü, güzel. Süt konusunda dünya markası olduk, şahane. Sadece süt ile bitti mi? Bitmedi. Peynir konusu var sırada, Ezine peynirimiz neden bir rokfor olmasın? Patent ve bölgesel işaretleme konusunda da ilerlememiz gerekmiyor mu? Hem kaliteli bir peyniri tüketelim hem de bir dünya markası çıkarsak fena mı olur? Daha çok yolumuz var derken bunu demek istedim, umutluyum. Tire Süt Kooperatifi gibi Elta Ada Organik Gökçeada gibi işletmeler bu yolun öncüsü olacaktır ve adını bilmediğim çok firma vardır ve çıkacaktır, yeter ki bürokrasi kooperatifleşmeyi desteklesin ve gerekli kolaylığı göstersin, tıpkı çiğ süt konusunda olduğu gibi, geçte olsa olumlu bir adım. Peyniri dondurma takip etsin, dondurmayı Kars kaşarı kovalasın, Kars kaşarını sütlaç takip etsin, sütlacı Silivri yoğurdu izlesin, Silivri yoğurdunu manda yoğurdu takip etsin, manda yoğurdunu keçi peyniri kovalasın, böyle büyüsün tarım ve hayvancılık, sen bırakmazsan talep etmeyi, çiftçide bırakmaz merasını suyunu, sonra kimse gelip yapmaz hes mes…

Aşağıda çiğ süt ile ilgili bir video var izlemek isteyen buyursun, abonelik ücretsizdir:)

Ezine peyniri konusunda bir bilgilendirme videosu yapmıştım, izlemek isteyen youtube kanalıma girip bakabilir.

EAYY TV için link