Kara Şimşek Başladı Koş I Mercimek Yemeği Nasıl Yapılır

mercimek

Kara şimşek başladı koş…

Biz, saatimize dudaklarımızı yaklaştırarak kitt gel buraya diyen nesildeniz, gelecek olan ya bisikletimizdir ya da gurbetten Opel’in Manta modeliyle tatile gelmiş, altın künyeli ve kolyeli alamancı komuşumuzun otomobilidir. Pazardan alınmış siyah renk (bu arada siyah renk değildir) telli arabamızın adı kitt, sürücüsü de maykıldır o dönemler.  Komut alamayan saatimiz, gel dediğimizde gelmeyen bisikletimiz ve teliyle kontrol edip trafiğe kapalı alanlarda yanladığımız ve rampalardan uçtuğumuz telli arabamızla geçen çocukluk yılları. Bir erkek çocuğu neyle ilgilenirse onla oyalanmakla geçen zamanlar. Bisiklet jantlarını ve telli arabasının lastiklerini soba boyası ile boyayıp, bisikletimizi ayrıca başka bir renkle boyamak gibi rutin işlerimiz vardı, çamurluğun içine sakladığımız pil yardımıyla stop lambası yapma gibi becerilerimiz de vardı elbet, pil demişken eskinden pil fabrikası olan bir ülkeydik, bilmeyen ve merak edenler için link: PİL. Neyse konuyu uzatmadan ve daha fazla dağıtmadan yemeğe geçelim.

Yahu biz yemek anlatacaktık nereden çıktı bu kara şimşek, askerlik yapanlar bilir, yemekte ne var denildiğinde ve mercimek varsa kara şimşek var derlerdi, mercimeğe verilen bu isim sadece askerde telafuz edilir, şimdilerde de bu böyle mi bilmiyorum ama benim zamanımda kara şimşek deniyordu, önceden askerlik yapmışlarda aktarırdı bu konuyu, yani öncesinden de bilirdik askerde mercimeğe kara şimşek denildiğini. Orjinal adı Knight Rider olan bir dizinin Türkçe adı Kara Şimşek olması ve hep böyle bilinmesinin arkasında, askerliğini yeni bitirmiş ve mercimeği çok sevmiş biri tarafından mı konulmuş bilinmez ama isim babası kimse güzel bir isim koymuş:)

Biz doğru bildiğimiz adıyla devam edelim:) Mercimek, “Adem Oğlu Kızgın Fırın Havva Kızı Mercimek” Barış Manço’yu özlüyorum gerçekten, bakar mısınız türkünün güzelliğine, dinleyiniz efendim ve sözlere dikkat buyurunuz.

Tarif geçemedik…

Türkiye’de üretilmiş mercimek (paketlere iyi bakın, menşei önemli) haşalanıyor, pırasa mevsimin gelmesiyle soğanın yerini alan pırasa ve domatesle beraber ısınıyor maça girmek için, ısındıktan sonra haşladığımız mercimekle buluşturuyoruz, deniz tuzu (akışkan olmayan tuz kullanın, içinde akışkanlığı sağlayan ferrosiyanür içeren tuzları eve almayın), karanfil, kırmızı pul biber, karabiber, kimyon ve zerdeçal atıp az ısıtıp hemhal olunca yemek hazır oluyor. Ben yaptım oldu, siz de yapın olsun, faydasını saymakla bitmez, bolca tüketin, etten aldığımızın fazlası var eksiği yok mercimekte.

Barış Manço’nun “Halil İbrahim Sofrası” sözlerinin bir kısmıyla bitirelim. Videosu burada!

“Alnı açık gözü toklar buyursunlar baş köşeye
Kula kulluk edenlerse ömür boyu taş döşeye
Nefsine hakim olursan kurulursun tahtına
Çalakaşık saldırırsan ne çıkarsa bahtına

Halat gibi bileğiyle yayla gibi yüreğiyle
Çoluk çocuk geçindirip haram nedir bilmeyenler
Buyurun sizde buyurun
Buyurun dostlar buyurun

Barış der her bir yanın altın gümüş taş olsa
Dalkavuklar etrafında el pençe divan dursa
Sapa kulba kapağa itibar etme dostum
İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok
Sapa kulba kapağa itibar etme dostum
İçi boş tencerenin bu sofrada yeri yok

Para pula ihtişama aldanıp kanma dostum
İçi boş insanların bu dünyada yeri yok
Para pula ihtişama aldanıp kanma dostum
İçi boş insanların bu dünyada yeri yok”